Mehter|Mehterci Dede

16 Ekim 2008

K01)

Kategori: c) Kılıç Kalkan Konuları — mdd @ 12:29
Takım olarak gösteriye çıkarken ki anonstır:
( BİLGİ: 3. mısradaki isim-yöre; gösteri yerlerdeki ünlü isimlerle değiştirilebilinir, örn. ” ..Onlar; Orhan gâzi’nin alpleridir, Uludağ yamaçlarında..” gibi.)

GELİYORLAR! NİCE SERHÂD BOYLARINDAN CİHÂD UĞRUNA…
GELİYORLAR! «YÂ ALLAH!» ; «ALLAH! ALLAH!» NİDÂLARIYLA

ONLAR: ERTUĞRULGÂZİ’NİN ÂLPLERİDİR, SÖĞÜT YAMAÇLARINDA

AT MAHMUZLAYIP, OK FIRLATAN, VE DAHİ KÜFFÂRA DİLETEN «AMAN !»

GÖRDÜĞÜNÜZ TEMSÎLİ KILIÇ-KALKANLARIYLA, DEDİRTEN «NE YAMAN!»

[ ..devâmen; tek dâire tûru süreci”nde, ‘anonsla birlikte’ peşrevler gösterilir..}

ŞU AN SEYRETTİĞİNİZ:  PEŞREV TÜRLERİ SIRASIYLA:
“DİZE .. YERE .. BELE .. SIRTA .. KALKAN DARBESİ ADI İLE:

CİHÂDA GİDİŞ VEDÂSIDIR; HISIMINA- AİLESİNE-İŞİNE-EŞİNE

BU PEŞREVLERİN  GÖSTERİ BOYU TEKRÂRLANIŞLARIYSA;

KÂH SILA İZNİDİR, KÂH CEPHE TAKTİĞİDİR, ÖYLE DÜŞÜNÜLE…

Seyirciye karşı İLK (saf düzeni) alınmasıyla; takımın, ve etkinlilerin hk.da teşekkür konuşması sonu.. Konuşma olmazsa, hemen şiirin sunumu sürdürülür. Ancak; şiirdeki altı çizili (kırmızı) nidâlar“ öğrettiğim” koreografi işmârlarıdır ki; her nidâ okunurken, aidi tavır seri-sert olarak eş’zamanda ifâ edilirse alâ olur.

SARP YALÇIN DORUKLARDAN ŞAFAK  ATARKEN;
MIZRAK MIZRAK GÜNEŞ IŞINLARI HAYAT BÂHŞEDERKEN;  
[a]..
DUYAR GİBİSİNDİR MUTLÂKA ŞU İKİ SESİ:
KOŞUMLANMIŞ KÜHEYLÂN ATIN KİŞNEMESİDİR SESİN İLKİ,
KALKAN; BİLEY TAŞI OLMUŞ HÂLİYLE:
“KILIÇ BİLEMESİ”  VE  “PUSATLARIN BAKIMI” SESİN İKİNCİSİDİR, BİL Kİ !…
BİLE  YİĞİDİM !   BİLE  ŞEHBÂZIM !    BİLE  CİVÂNMERDİM !
TÂ’ Kİ, KILICINDA KESİCİ HASSÂ BELİRENE DEK !…
SEN! KILIÇ-KALKAN ŞAKIRTISINDA BULURSUN BİNBİR ZEVK…
CENG MAHÂRETİNE, İNSÂNİ MEZİYETLERİNE, KÜFFÂR;
..HİÇ OLABİLİR Mİ Kİ, SANA DENK !?…    
..[b]
ÜNÜNÜN YAYILMASIYLA TABİİ Kİ SANA: DERLER! YİĞİDİM DERLER!   [c]
İŞTE, BÜKÜLMEYEN BİLEK! [d]    İŞTE, YENİLMEYEN İMÂN! [e]    İŞTE, KAHRAMAN[f]
DURUYOR KARŞINIZDA ‘HAS DUR’ HEYBETİYLE: TEK TEK,  DEEK!  [g]
..VE ŞİMDİ İZLEYELİM HELE! SUNACAKLARI: NASIL GÖSTERİLİ BİR CENG…  [h]

[ 1.} Üstteki mısralardan: [a-b] arası okunuş sürecinde; goçbaşıları nezâretinde bireysel pusat bakımı mizanseni yapılır.
[b] okunuşu bitiminde de; sağ el sarkık, sol elde kılıç-kalkan tutularak, ‘topuklar bitişik’ “DOĞAL HÂL TAVRI”  dizilinir. [c] “..DERLER!  YİĞİDİM DERLER!”  ifâdesinde; doğal sarkık sağ el; serî, kuşak üstündeki pusatlıka sokulur.
[d]  “..BİLEK!” ifâdesinde, doğal sarkık sol el; pusatlıktan çıkartılıp ‘alın hizâsında’  yumruk gösterilerek kılıç kabzasına.. [e]  “..İMÂN!” ifâdesinde; tutulan kılıç, kalkandan  hışırtıyla çekilerek, sol göğüste kalkan üzerine kılıç çarpraz tutulur.
[f]  “..KAHRAMAN!” ifâdesinde;  ayaklar, sert ‘rap!’ omuz şâkulü açılıp; kılıç ucu sağ, kalkan teyeti sol paçaya temas ile, “HAS DUR  TAVRI”  vakurâne duruş görünümü yansıtılır.
[g]  “..tek-tek, DEEK!” ifâdesinde; (..Keçe külâhlar mutlâka kullanılmalıdır.} keçe külâhlı baş ‘az arkaya’  dikilir.

[ 2.} Üstteki son mısrası: “..NASIL GÖSTERİLİ BİR CENG..” [h]  ifâdesi akabinde GOCBAŞI’nın: “-HAYDİ YÂ ALLAH!” komutuyla (SOL  adım ileri basıp; diz kıvrığı üzerine kalkan temâsıyla..  ilâ..)  gösteri başlarken;  alttaki kırmızı [renksiz kopyalarda soluk} yazılı sözleri de; yine, aîdi bölüm tavırlarına rastlayacak târzda ayarlanılarak okunuşları sürdürülür.]

ŞÜHEDÂLIK KILICIYLA DEVİRDİĞİNDE DÜŞMANINI TEK-TEK!
YAMRULAŞMIŞ KALKANI, BİLEĞİNİN GÜCÜ, MUHLÎS İMÂNI İLE:
ÂCEP; MÜMKÜN MÜDÜR Kİ, KÜFFÂRA GÜLSÜN FELEK ?…
BAĞRI AÇIK BAHADIRLAR: «İSTEMEZÜK!» DERLER ZIRHLI YELEK!
NE HÂCET ÇÜNKÜ AÇIK GÖĞÜSLERİNDEN İMÂN FIŞKIRACAK!
HANÇERELERİNDEN’SE TEKBÎRLER; “CENG BOYU” YANKILANACAK!..

CENG Mİ ?.. NERDE OLURSA OLSUN; HAZIRIM.
HAYATTA BUDUR BENİM YEGÂNE HÂZZIM.
AND İÇİRDİ, CİHÂNGİR OLACAĞIMA ATALARIM.
NAMUSUMUN NÂKŞIDIR: “ATIM” ; “AVRADIM” ; “SİLÂHLARIM”
O SÖYLEMDEDİR ECDÂDIMIN MENKÎBELEŞMİŞ AR’LANIŞI…
O SÖYLEMLEDİR MERTLİK VE NÂ’MERTLİĞİN BÂRİZ AYRILIŞI…
O SÖYLEMİN YANSITIMIDIR; KILICIN, KALKANA MASATLANIŞI.

[ 3 adım sekişli kaykılık adım sonu sıçrayışlı makas adımlı bileyiş ânı. ..akabinde 3 kez ortaya “ Hayy ! (Allah anlamında) haykırışlı hâmle ânı ]
KILIÇLAR, BİLEYE ~ BİLEYE DEĞME KESİCİ OLUR DA…
İMÂNIN KUDRETİ BİLEĞE, KUVVET OLARAK AKAR DA;
NASIL ŞÂHLANMAZ Kİ: -HÂYY!” NİDÂSIYLA O BAHADIRLAR!
NASIL SABIRSIZLANMAZLAR Kİ, MUHÂSARALARDA O AKINCILAR!
NASIL FETH’ ETMEZLER Kİ !? DİYÂRLARI KARIŞ-KARIŞ O SAVAŞÇILAR!
HEM Kİ, DOKUNMAKSIZIN: YAŞLIYA, HASTAYA, ÇOCUĞA, KADINA…
ZÂFERLERLE BÖBÜRLENMEZLER; YAŞARLAR HEP TEVÂZUYLA…
CÂN-CÂNAN-MAL FEDÂDIR; İMÂNA~VATANA, “VELHÂSILI CİHÂDA”
ONLAR İÇİN: GÂZİ OLMAK ŞEHİT OLMAK, GÂYEDİR ~ PÂYEDİR…
MUKADDESÂTA, MUKADDERÂTA OLAN İNÂNÇLARIYLA;
MİNNETTÂRLIK SELÂMI İŞTE BÖYLE VERİLİR:
ASL’I OLAN TOPRAĞA, VE DAHİ, ULÛ “HÂLIK”INA…
RÜK’Û İLE BİRLİKTE, YERE ÖPTÜRÜLEN KILIÇ-KALKANLARIYLA

DAĞLAR KUZGÛNİ, YAYLALAR DERELERLE ÇAĞIL-ÇAĞIL, OVALAR SİSLİ
UĞRAMIŞTIR ORALARA DA KİMBİLİR; KAÇ SERDENGEÇTİ, ÂLP VE VELÎ
BAKIN BAKIN ! O NE: YİNE BİLENİYOR; KILIÇLAR, VE DAHİ HIRSLAR…
SIRADA; SERHÂTLİĞİ HAZIR ETMEK VAR, SONRA GELSİN SINIRLAR.
HAKK’IN, HAKSIZLIĞIN DIŞINDA: TINMAZLAR-KORKMAZLAR-YILMAZLAR!

HAS KILIÇLI ÂLPLERE ELZEM REHBER; ‘TAHTA KILIÇ’ DENEN ERENLERDİR
CİHÂD ZÂFERLERİ; ONLARIN,TEVHÎD MEFKÛRELİĞİNDENDİR…
FAZÎLET, FERÂSET, MERT KAVRAMLARIYLA «MAYA»LI
SÖYLEYİN ŞİMDİ: “-O ÂLP-ERENLER; HÂNİ, NERDELER !?…”
EKENLER ONLAR DEĞİL MİYDİ: ULÛ ULÛ ÇINARLARI ?…
KALDI MI Kİ; DE ME! AHA’CIK DURUYOR HATIRLATANLARI;
DÜSTÛRUYLA, DESTÛRUYLA; ER’E, ER KARŞILIKLI DİKİLMİŞLER
ENGÂZ-OYNAŞ OLSA DA “-İŞTE, ONLARIN TEMSİLCİSİ BİZİZ!” DERLER,
..VE EKLERLER:“-CEDDİMİN TORUNUYUM! CENG’SE, TÖRESEL TOY’UM.”
“-HER KİM’Kİ İLİŞİRSE MUKÂDDESÂTIMA; KOMAM VURURUM!”
KILIÇ-KALKAN GÖSTERİLERİ; TEYÎDİDİR, O DEDİKLERİNİZİN…
İŞTE KARŞINIZDA: OYNAŞ TUTUŞACAĞINIZ; HASM-I DENGİN:
GÖSTERİN MAHÂRETİNİZİ Kİ’ NESİNİZ ? NİCESİNİZ ? ..BİLİNİN!
HAYDİ BRE YİĞİTLER! SAVULUN! KOMAN! HURUN!
   {.. nci döğüş ânı.. ]
SONUNDA KUCAKLAŞIP BARIŞIN, SILANIZA KAVUŞUN!

       [..1nci CENK kısmı sonu , 2 nci Cenk kısmı süreci ..]
ŞEREF DOLU ŞÂN, EN MÜMTÂZ ASÂLET ÜNVÂNIDIR.
BU DA YAĞIZ BAHADIRLARDA, TEKMÎL VARDIR.
GÖNLÜ ZENGİN, ASİLLİĞİ ENGİN Mİ ENGİN
HAYDİ ŞEHBÂZIM, İŞTE KARŞINDA YİNE HASM-I DENGİN
GEL ! ŞÖYLE BİR ÇELİK HIŞIRTISIYLA: KILIÇ, KILICA;
GÖRSÜN ÂLEM, ÇIKSIN AYYÛKA KÜKREYEN SESİN!..
AYILSIN GÂFLETTE OLANLAR, SENİ GÖRÜP SEYRETSİN,
SEYR’EDE-EDE; DEHŞETTEN VARSIN, TİTRESİN!
COŞUN BRE YİĞİTLER! TÂRİHTEN HATIRLATARAK ESİNTİLERİ;
SÂYENİZDE ANALIM: “-NEYDİK !… -NE OLDUK ?…” İLÂHİ TECELLÎMİZİ…
..VE DAHİ, «İSLÂM SANCAKTARLIĞI»NA OLUNDUĞUMUZ MÜYESSERLİĞİ…
HÂLÂ DEDİRTMİYOR MU ? O FÜTÛHÂT DÖNEMLERİNİN OLGUSU;
İSLÂM OLANA: “-TÜRK OLDU BU !..” ; “-TÜRKLERLE DOST OLUNUR MU ?”
KİN-NEFRET DUYSALAR DA, BİZ DUYARIZ GURUR VE UMUR,
..ÇÜNKÜ: O, “İSLÂM’IN SON ORDUSU”DUR,
TÂBİİKİ; FÜTÛHÂTTIR - CİHÂDDIR, İLÂNİHÂİYE KONUSU…

KALKAN ARDINA, KAMPANA ETMEKLE BELİRTİLİR:
YİĞİT CENGÂVERLERİN; MUZÂFFERİYÂT GALEBESİ…
İŞTE, GÖRDÜĞÜNÜZ; KILIÇ ÇEVİRMELERİYLE İMÂ EDİLİR:
YENİ KAPIŞACAKLARI CENG İÇİN: “-HAZIRLAN!” DÂVETİYESİ…
HER BİRİNİN DAMARLARINDA MERTLİK KANI DOLAŞMAKTA
ADETÂ KANATLANIRCA CENG PEŞREVLERİYLE TÛRLANMAKLA
BELLİ Kİ; YİNE DİZİLECEKLER CENG SAFLARI OLUŞTURARAK
HAZIRLANIYORLAR, KOZLARINI PAYLAŞMAKLIĞINA…

BAKIN-BAKIN! EVVELÂ CENG MERTLİK AKT’İ YAPIYORLAR:
SİLÂHLARINI HASIMLARINA KONTROL ETTİRMEKLE
BU NE GÜVEN!… BU NE ASÎLLİK!… BU NE MERTLİK!…
FİİL-Π İTİMÂTKÂRLIK BESLEMEKLE BİRBİRLERİNE…
ŞİMDİ DE, ÖNCE GÖZDAĞI VERMEK, SONRA VURUŞMAK İÇİN;
HASMI YARMASIN DİYE CENG SAFI TAKTİĞİ OLUŞTURURKEN;
PÜR DİKKÂT KESİLİP, BİRBİRLERİNİ NASIL DA KOLLUYORLAR

                               [ .. tk.ca 2. ceng kısmı ânı.. ]
O NE !?! YİNE, GÖĞÜS-GÖĞÜSE KAPIŞARAK BİRBİRLERİYLE..
BELLİ Kİ VURUŞACAKLAR “BAŞ VURUŞ” HAKKI DARBELERİYLE..
ALLAH, ALLAH! KÜKREDİ YİNE YÜREKLERDE MERTLİK GALEYÂNI
NE ULVÎ SESTİR Kİ DARBE-İ SEDÂSI, KILIÇ-KALKAN’IN
KAPILMIŞLAR O SESE, BU YOLDA AKITSALARDA KANLARINI..
“-EY YİĞİTLERİM! EFELERİM: KOMAN! VURUŞUN! SAVAŞIN!
CENG SONUNDA; VARIN, BİRBİRLERİNİZLE KUCAKLAŞIP, BARIŞIN.

[ “GOC-SER ..başları; “kozlaşı ceng için” tek sıra saf’a geçilirken ]
VATAN İÇİN, CENG Mİ?… CEDLERİM GİBİ HER ÂN HAZIRIM!
FÂNİ HAYATIM “DEĞERLENİR” DİYE, TEZ KATILIRIM!
BAKMAM CANIMA! BAKMAM CÂNANA! TELEF OLACAKMIŞ…
KÛTSİYETİ, MERTEBESİ SENETTİR; KATILMAYANA, ŞAŞARIM..

        [ GOC-SER  ..başları; “kozlarını paylaşım”  ceng ânı..]

OMUZ- OMUZA, SIRT-SIRTA, SERHÂDLER BOYU;
KILIÇ-KALKAN SALLAMIŞLAR, ‘TINMADAN’ ÖLÜM DARBELERİ NE KARŞI
KOZ DEDİĞİN DÜŞMANA KARŞI OLUR; YÂ, NE DEMEK MİDİR BU?
HISIM~HASIM OLUNSA DA KOZLAŞMAKTIR; “GOCBAŞI” OLUŞ BÜLÛĞU…
AHAA! ŞU ÂN BİRLİKTE DİZ ÇÖKÜP, HÛŞÛYLA YAVAŞ-YAVAŞ;
(CC.) ALLAH’A “ŞÜKÜR SECDESİ EDİYORLAR, YERE KOYARAK BAŞ…
SECDE’DEN KALKILINCA, HÂSIMÂNE OYNAYACAK; YİNE, BAŞ VE KAŞ
ALKIŞLADIĞINIZCA DA HÜNERLERİNİ EDECEKLERDİR; ÂN VE ÂN FÂŞ…
ONLARCA: YANITTIR – KANITTIR, HAKKIYLA OLMA DA ‘GOCLARA BAŞ’
‘SOYDAŞ-YOLDAŞ’ DEMEDEN; SIRASIDIR HAYDİ: KOZLAŞ -UZLAŞ- HOŞLAŞ!…
                 [..yürümeden önce bu kısım okunur..]
CENGİN GÖSTERİSİ DE OLSA, ŞAKAYA GELMEZ HÂ! İYİ BİLİNSİN…
VE Kİ, ASLÂ SORULMAZ: “-BU HIRS, BU HASIMÂNELİK NİÇİN !?..”
ÇÜNKÜ; CENG ÖNCESİ-SONRASI “ATEŞ MENZÎLLERİNİN DIŞINDA”
GECELERİ MESÂFELİ ÖBEKLERLE YAKILAN ATEŞ ALEVLERİ IŞIĞINDA
BÖYLESİ GÖSTERİLERLE ‘TAKTÎKEN’ DÜŞMANLAR YILDIRILIRDI;
DEDİRTİRCESİNE; TÜRKLER: “GECELERİ DE HİÇ UYUMAZLAR MI ?…
İŞTE, BU GELENEVÎ GÖSTERİMİZ: ECDÂD ANISI, VE ANILIŞIYDI…

[ Tk.ca SELÂMLAYIŞ akabinde sahne terkedilirken ki SON kısım ]
GİDİYORLAR! YİĞİTLİK MENKÎBESİNİ TÂRİHİNE; CANIYLA, KANIYLA YAZANLAR
GİDİYORLAR! AKINCILIK RÛHLARIYLA ZÂFFER TÂCINI TAŞIYANLAR
GİDİYORLAR! DALGA-DALGA TAŞARAK, CİHÂD AŞKIYLA TUTUŞARAK
GİDİYORLAR! ÇOŞKULU NİDÂLARLA, KİMBİLİR HANGİ DİYÂRLARA ?…
GİDİYORLAR! YEL MİSÂLİ KILIÇ-KALKANLARIYLA ECDÂT TEMSÎLCİSİ OLARAK!
GİDİYORLAR! CİVÂNMERTLER, SERDENGEÇTİLER SİZLERİ SELÂMLAYARAK!
SİZLERDE SELAMLAYINIZ ONLARI; ALKIŞLAYARAK!

Bilgi: Kıtalar arası mesâfelerin ayarsızlığı; program özelliğindendir… (daha fazla…)

14 Ekim 2008

M

Kategori: b) MEHTER(hâne) Konuları — mdd @ 23:30

Komut verilir; Emir-i Âlem ’den, mehterâna:

    “-HAS DUR! “ der, ekler: “-HAYDİ ! YÂ, ALLAH! ”

    Saz, söz, göz, öz, geliverir meyâna…

    Yâ Râbb’im! O ne muhteşem yürüyüş böyle!
    Yâ Râbb’im! O ne müthîş çalgı-çığırış öyle!

    Sanırsın: “Cennet Bandosu” ki’ âlâ-yu vâlâ…

    Destûr ! Zırhlı muhâfızlara..
    Dek dur ! Sancaklara..
    Tez dur ! Tuğculara..
    Bak dur ! Mehterâna.

    Mehterlere her kim ki âşina mutlâk duyar onur

    Geçerlerken yansıtır; târih-î hâşmet ve gurur.
    Temennâlarına olunur: Selâm-ı senâ…

    Mehterân kâh azâmetle yürür, kâh heybetle durur.

    Emîr-i Âlem, NEVBET için takımı hilâl hâlde durdurur.

    Mehterbaşı: “NEVBETE SELÂ!” diyerek nevbet vurdurur.

    Dinleyenler coşturulur serhâd türküleriyle-marşlarıyla..

    Bâzen zurna eşliğinde tek sesle “kaside” de sunulduğu olur..
    GÜLBANK çekilir, âyet okunur, nevbet son bulur.
    ..Ardından, dinleyenler gâleyâna getirilir “hücûm” marşıyla;

    “-Bir’dir Allah!” ; “-Sübhânallah!” ; “-Yâ Gaffâr! ” nidâlarıyla…

    Sonra Emîr-i Âlem’ce mehterân: Yürüyüş Nizâmı’na sokulur.
    Türklüğün “cihân’şümûl” tanıkları: Sancaklar ile tuğlar;
    Tüm ihtişâmıyla taşınırken cihângir cenkçilerce
    Belli ki; mehteri, koruma - kollama görevlisi iken muhâfızlar;
    Meşkçi cevgâniler ile sâzendeler ses - saz icrâasındalar…

    ..Hele ki KÖSÇÜ ’nün kösleri “-Allah!” zikriyle dövende:
    Yaşlı ninem, yaşlı dedem, yaşlı emmim göz yaşlarını silende,
    Nasıl mayalanmaz ki yavrular, mehter taklîdi yeltenmesiyle!..

    Önümüzden bir-bir geçenler, tekrâr gelirler mi ki beklentisi;
    Nasılda kalakalıyor hayâllerde efsûnlu görüntüleri sisli-sisli…

    İşte o ân farkında bile değilsinizdir alkışladığınızın;
    İşte o ân farkındasınızdır doyumsuzluğunu hâzzınızın…

    Ey uyuyanlar! Ey uyananlar! Ey huylananlar! Mehter ne mi ki !?
    Değer itibâriyle merâk mı ediyorsunuz neyi temsîl ettiğini !?!
    Ağaçlar köksüz, milletler târihsiz olmaz da, mehterler nice mi!
    Türklerde SANCAK gibi kutsal, YAŞAYAN MÂZİ olan mehterler:
    Müziğin en evveli, tüm müzikçilerin’se ceddidir ceddi !…
    BİLİNİZ Kİ ecdâttan -nesle; “KÖPRÜ” oluşlarıdır, aslî nedeni…

    Yürürlerken; üç adımda bir, sağa-sola selâmlaya-selâmlaya!
    Karşılığında tüm sevecenliğinle alkışla! selâmla! De: “-Yaşşaa ! ”
    Onlar zâten târihtir; yok size ihtiyâcı, amma, sizin var hâââ!..
    Unutturulmasın! İşret ortamında bulundurulmasın! Allah aşkına sakın hâ!

    Ey, Emîr-i Âlem; mehteri alâ yürütüp, HİLÂL kurdurdun du…
    Çığırttırdığın Mehterbaşı gelip; NEVBET’imizi vurdurduydu…
    Dövülen kösler, gülbang, cenk vaveylâlı Tekbîrler, tastamam!
    Selâm sancaklar! Selâm mehterân! Herkese dolu-dolu selâm!

    1990 / M. dd.
    - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

    Mehterler NE’ ye GÖRE, NE’ midir !?!

    MEHTERLER; ‘YERİNE GÖRE’ TEVHÎDİN ARMASIDIR!

    MEHTERLER; ‘DÖNEMİNE GÖRE’ CİHÂDIN ARMADASIDIR!

    MEHTERLER; ‘HALKA GÖRE’ BİLİNİR Kİ, FEYZÎN SEYRÂNIDIR;

    MEHTERLER; ‘SELÂMA GÖRE‘ EN TÂÇLISI , VE DE, ÖZELİDİR…

    - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

    ..V E, N İ H Â Y E T…

    -Ey benim değerli mehterci âlplerim ve mehterseverler!
    Nihâyet; “..2 ileri, 1 geri mehter gibi”.. ‘O menfûr örneklik(!) küfürnâme’den kurtulmanın reçetesi-ilâcı artık mevcût…
    Bundan sonra yapılacak en önemli “yaylım ateşi misâli” İŞ:
    O meşrebi meflûç, iflâh etmez, ümitsiz vâk’a olan mâlum kesime; milli kimlik mensûbiyetliliği terapisi yapmak için, MEHTER REPERTUARI’na kazanılmış bu eserinizi özellikle “YÜRÜYÜŞ’lerde Emîr-i Âlem’lerimiz” …. “Nevbet’lerde de Mehterbaşılarımız” mümkün olduğunca sıkca ‘vurgulu’ :
    “3 adımda bir sağa ; 3 adımda bir sola.. MEHTER SELÂMLI YÜRÜYÜŞ marşı !” diye, anonslayaraktan icrâa ettirmeli ki, beyinlerden siline… Nesillerimiz’se artık zehirlenmeye…
    Buyrunuz: Dizeleri bu fâkire, bestesi hocam Erdinç Çelikkol’a, mehter formatı’na adaptesi MuzafferAli AKYIL’a ait olan bu eseri
    ..şahsi ün için değil; bilâkis, eserin vereceği mesajın önemiyle..
    ..bir.. “Ceddin-deden” marşı gibi ünlenip yaygınlaşıp; o menfûr örnekleyiş yerine ikâmesi ümidiyle; sn. KAMUYA, arz olunur:

    ..3 adımda bir sağa ~ 3 adımda bir sola; selâmlı..
    M E H T E R YÜRÜYÜŞ marşı

    Üç adımda bir durarak sağa..
    Üç adımda bir durarak sola..
    Selâm verip yürürken mehterler;
    ..SİZE DER: “Selâm! Ey seyredenler.”

    Sancak gibi bil ! Kalk, selâm dikil..
    Meşk~Gülbâng~Âyet~Tekbîr; söyler, dîl..
    Ânlı-şânlı-hâşmetli mehterler;
    ..SİZE DER: “Cedde köprü mehterler.”

     

    Emîr-i Âlem emreder: “-Haas Duuur !”
    Sancaklar, tuğlar; dimdik tutulur..
    Mehterbaşı: “-Yâaa Allah ! ” der-demez;

    ..SİZE DER: “Dinle! TOY-Nevbet budur.”

    Üç adımda bir durarak sağa..
    Üç adımda bir durarak sola..
    Selâm verip yürürken mehterler;
    ..SİZE DER: “Selâm! Ey seyredenler.”


    Dünyânın Cennet Bandosu’mu ki !?..
    Gâziler, erenler, âlpler; meşkçi…
    Mehterler; “yaşayan destân” sânki…
    ..SİZE DER: ” -Emsâlsiziz ve bâki.”

    Mehterler; cihâdı yaşar-yaşatır…
    Mehtersiz; tören-şölen, yavandır…
    Mehterli; düğün-dernek, şândandır…
    Mehterler; ” Muhâmmed-î ” ocaktır…

    -Son italik) iki kıt’a yı, bestekâr esere dâhil etmemiştir.
    - İlk Kıt’a, başta ve sonda ‘nakarat’a dönüştürüldü.

    - - - - - - - - - E S E R HAKKINDA BİLGİLER - - - - - - -

    Güftemi besteleyen; ağbi-arkadaşım ve de oğlum Muzaffer Ali ile, benim TSM. hocamdır. Kendisi, Bursa’nın adetâ TSM beste üretiş fabrikası olup, mehterlere yaptığı TEK beste olmasına rağmen, TRT tescîlli 500′ü aşkın beste, “Musîki Lügât kitabı” ile “4 yıl /sınıf için TSM. müfredât ders kitapları”nı müzik kültürümüze kazandırandır.

    (Bu fâkir gibi} “-Ben, alaylıyım-çarıklıyım” diye yiğitlenen, ama, ömür boyu nice hizmetleriyle, nice akademisyenlerin kariyerine katkısı olan üstâd; aynı zamanda, “Bursa Musîki Cemiyeti” yetersiz olunca, üstâd hocalar; İnci Çayırlı, Avni Anıl destekleriyle, Bursa B.Ş.Belediye Konservatuarı’nın biran önce kurulması için müteşebbisi kurulunca da direktörlüğünü, yanısıra yine meistro/şefliğini emekliliğe dek devâmen sürdürürken, beste ve öğrenci üretimini de rekor seviyede götürmüştür.
    Tabii Bursa ile de yetinmemiş, Bursa çevresindeki il-ilçelere de, TSM. faaliyetlerinin oluşması için tâlep edilen yardımlarda bulunmuş, öğretmenler sağlamış, velhâsılı, emekliliğine 3 yıl kala “Devlet San’atçısı” nasbı yapılmış, emekli olmasına râğmen dur-durak demeden çalışmalarını hep sürdürmüştür Bu biyografik kesitini burada yazmam, kendisine olan şükrân borcumdandır. Şimdi Beste’ye gelirsek:

Güftem ile birlikte, bestenin eksersizini vermişken, kendisi, daha da anlam-yorum-zenginlik katarak, olabildiğince güzel beste üretmiş. Besteyi teslim almağa gittiğimde, kucaklaştık. Bana heyecânla hac hazırlığını, raporlarını anlattı… Ben de, oradaki tecrübelerimden bahsettim. Tevâfûka bakınız ki bu beste onun kutsal HAC HAZIRLANIŞ heyecânı sür’devâmı esnâsında yapılmış… (Allahüekber!) Kaseti, verdi, Ben, “-Olmaz arkadaş, bir meşk et de dinleyelim” dedim. Geçti masasının başına, gözlüksüz, solfeji zor tâkip edip, (orijin akıcı sesindeki takılmalar gözlüksüzlüğündendir, biline..) masa da ritm tutarak bir güzel meşk etti. O meşk ederken de, önce hazırlıklı geldiğimden, mikro kaydediciye kaydını “anısal” yapıp, en sonunda da ben sesimle târih atınca, gülüştük…  (Besteyi teslim ettiği târih: 28.12.2003)

Benim gibi, oğlum Muzaffer de onun öğrencisiydik… Eser, TSM kalıplarında çok dik perdeli oluşu, zurna ve de trompetle icrâsı mümkün olmayışı; Muzaffer Ali hocanın, “Bilecik Mehteri”ni çalıştırırken, her fırsatta “..bu, babasının-hocasının-kendisinin emek katkılı eserini..” Mehter Repertuarı’na katmağa çalışması; bir anıdan da öte, yine bir güzel tevâfuk değil de yâ nedir ?… Başarısı; nefesli saz grubu uygulamasıyla anlaşılınca, sevindik. Böylece, çok müzisyene öneripte yapılamayanı(!) bizim Muzaffer Ali tarafında şükür ki, hâlledilebilmişti…
ANCAK! Sn. hocamızın o bildiğimiz engin hoşgörüsüne güvenerek iyi niyetlilikle beste rûhuna sâdık kalınarak az bî-şey değiştirilimi; eserin MEHTER REPERTUARI’na kazanımı için yapıldığı da biline…

Bu eserin sözlerinden dolayı, çok ünleneceğini söyleyen nice müzik hocaları, hele o sözlere giydirilmiş besteyi de bir bilseler; olası azıcık tereddütleri de kalmaksızın, “-Hah! Şimdi muhteşem olmuş!” derler, sanırım….

Bana göre; Mehter Repertuârı’nda YÜRÜYÜŞ MARŞLARI içinde İLK 3′e dâhil olacak niteliğe hâizdir. Yâni: Ceddin deden, Fâtih ve bu marş. Tabii bolca sıkca icraa edilirse. Bu fâkir; Hocasına da, öğrencisine de teşekkür eder.

Dileyen mehterhânelere: Hem orj. TSM. bestesini, hem de “tabii icrâa icâbı” mehter formatlısını, ve hem de, müzik kolleksiyonu avcıları(!) için, bestekârın orj. sesinden band kaydını iletebilirim.

Eserin, mehter repertuarına kazanılması öyküsü işte böyle.

    - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - — - - - - - - - - — - - - - - - - - - - - -

    . . . . . . . . . . . M E H T E R L E R İ N K Ü N Y E S İ . . . . . . . . . .

    Türkler, mehter ; Batılılar Senfoni ünlüsüydüler, şimdiyse heyhât!

    Ânlı-şânlı mehterimiz der: “İMDÂT!” , imdât’a cevâp’sa; kem isnât

    Oysa, mehterler ki; millî-mânevî sancaklardır, ve dahi, san’at!

    Utanma ! Unutma ! İlhâm almış ondan; Beethoven ve Mozart…

    Yürür hâ yürür! Mehterler; asırlardır, güldür-güldür !…

    Söylerler tür- tür eserleri; coşkuyla, gümbür-gümbür !…

    Mehterler öylesine aşktır ki; muştusuyla vire güldürür

    O mehterler ki; mâziden-âtiye köprü şiârını ilâ sürdürür

    Ey târih! Ey insanlık! Bilmelisiniz ki; mehterler, ihsân-ı selâmdır!..

    Üç adımda bir selâmlarken; ..önünüzde.. selâmlarını almanız farzdır!

    = = = = = = = = = = = = = = = = = = = = = == = = = = = =

    MEHTERLERDEN ESİNLENİLEN O GAYDALAR Kİ AKSİNE SÖMÜRGE SİMGESİDİR!
    MEHTERLER’SE YÜRÜYÜŞÜNDEKİ MESÂJLARIYLA SELÂM-BARIŞ-HÜRRİYETTİR!

    Sunduğum şiir(im); mehter gösterileri esnâsında gerektikçe

    kullanılabiliinir. En derûni muhabbetlerimle (M.dd.)

- - - - - - - - - - - - ..şiirvâri anlatılar sonudur. - - - - - - - - - - - - - - - -

     

(daha fazla…)

WordPress'in desteğiyle.