Mehter|Mehterci Dede

29 Mart 2008

Ö

Kategori: a) Hamâsiyât Konuları — mdd @ 15:29

Bizim mâhut ‘elit’ tabaka, başkalarının haklılığıyla nice (b)ilgili gâyretleri kadar, kendi öz irfânî dâvâsında da gâyretli olunmak lüzûmunu hiçbir zaman hissetmemişlerdir… Sanki DIŞ kültürlerin ‘fâhrî’ temsîlcileridirler. Hele-hele bâzı ‘monşerler’ ikilemlidir !?…
Sayısız teessüfler’ki kendi «mûcit» mehterimizi görmeyerekten, başka milletlerin otantik faaliyetlerini, kendilerine âit duygularıyla yere göğe koyamıyan, şartlanmış yabancı hayrânı kişiler olaraktan, kendi öz değerlerini redde endeks’li tutumlarıyla; kendilerini dışla-dıklarının farkında olamıyacakları kadar kültür ucûbeleri çıkabiliyor.
Neymiş; gerek mehterler, gerekse Kılıç-Kalkan ekipleri olarak bu hamasîyât gösteri ~ temâşâ faaliyetleri YABANCILARI ÜRKÜTÜP, KORKUTUYOR ve târihî mâzimizde var olup unutturulmaya çalışılan
B A R B A R ! ” imâjını güncelleştiriyormuş…muş !!!…

Sevsinler değerlendirmelerini… Âtıf yaptıkları o YABANCILARIN; onlarda olmayan târihî hazineye, YABANCI olmaları doğaldır… Onlar

YABANCIDIRLAR. Bittâbii ki kendilerinde olmayan değerlere haset ve kıskançlıktan ve de kötülemek için, hele bilâkis ecdâtlarının canına okuyan kudretin timsâlinden duydukları rahatsızlıklarına öyle, yâ da bu şekilde belli etmenin yolu yordamıyla her olumsuzlukları ifâdeye çalışacaklardır. Bu tavırlarında kendilerini haklı gördükleri birçok yönleri olabilir. Ama kendilerince; doğru~haklı gördüklerini !?!…

Bizim mâhut ‘elit’ tabaka, başkalarının haklılığıyla nice (b)ilgili gâyretleri kadar, kendi öz irfânî dâvâsında da gâyretli olunmak lüzûmunu hiçbir zaman hissetmemişlerdir… Sanki DIŞ kültürlerin ‘fâhrî’ temsîlcileridirler. Hele-hele bâzı ‘monşerler’ ikilemlidir !?…
Mercîi olarak: Sorumluluk anlamında da olsa (..kaldı ki; kültürel gelenevî amaçlar-dâvalar, “millî kimlik” dâvâlardır, GÖREVİ-İŞİ gereği sorumlu olmayanlar da, sorumludurlar…) YABANCILARIN ‘olası’ menfî propogan-dalarına karşı; karşıt propogandayla HAKLILIĞIMIZA rağmen hem duyarlı davranamamakta, hem de savunmamakta o monşerler(imiz)

«MÜHÜR» o elitlerde(!), «SÜLEYMAN»da onlar olunca, milletin bu yoldaki gâyretleri kültürleri/gelenekleri gereğiyle yapmak istedikleri her aktivitenin önü kesilmesi anlamındaki: Merciî UYGULAMA(ma)LA- ARI Karar(lar)ı (..en azından savsaklattırmak / geciktirttirmek..) sonucu meydana gelen~gelebilecek tahribâttan da, kendilerini aslâ sorumlu tutmazlar… (..pişkindirler!…)
“ Aman hâ! « B A R B A R » imâjı andıracak faaliyetleri mümkün olduğunca DOĞRUDAN engel ol(a)masak bile, kısıtlayalım ! ” ..eğilimli KARARLAR dahi, bu milletin gelenevî, kültürel değerlerini ‘irfânını’; “UYGAR denilsin” uğruna fedâya
rızâ gösterildiğinin(!), hâzin yaptırımlarıdır.
..Olmaz!… Olamaz da!… Olmamalıdır da!…
Benim, M E H T E R L E R ’İ M , K ı l ı ç - K a l k a n ’ı m; ..olağanüstü alâlık güzellikteki GÖSTERİLERİ dünyâda emsâlsiz objeleriyle, dünyâ insanına göz ziyâfeti sunarken, o milletler, böyle «B A R B A R» türü yakıştırmayı, akıllarından geçirmeyi bile, aslâ CÜRET edemezler !… Sıkı mı etsinler!.. Kendi barbarlıkları ne güne duruyor?!…
( Örn. Endülüs, kıt’a Amerikâsı/kızılderilileri, kıt’a Afrikası zencileri, Afrika
kuzeyi Faz-Cezâyir-Tunus, Orta Asya, Kafkasya, Bulgaristan,Batı Trakya, Bosna Hersek, Filistin, Irak, Avustralya yerlileri vd.leri. insan hakları cânileri kimler !?..)

Halâ ve halâ onların barbarlıkları (menfâat kavgalarından mütevellit) dünyânın muâyyen ân ve yerlerinde hep sürdürülmektedir.
Meşrepleri uyarınca; şimdilerde de, gelecekte de sürdürürler!..
HİÇ DEĞİLSE BİZLER: Târihî mâzimizden iftirâya mârûzen ‘BARBAR’ olmuşsak, ‘o dönemler’ târihte kaldı… Ama bilinen malûm milletler; hâlen-elân İNSAN HAKLARI ihlâllerinin en dehşetlisini sürüyorlar ?…

BİZ İslâm’î Türkler, mağdûrlara; imkânımızın en elverdiğince insâni yardımlarla katkı gâyretindeyiz… Onların başa güreşenleri ise; ısrârla enerji-ekonomi-dîn/kültür sömürüsündeler.. Ve de, her hâl-u kârda ‘otantizm’lerini yaşatabilmekte hattâ sür’dayanışmalı misyonerlikleriyle hedefledikleri projeleri uygulayışta hiç de vaz
geçmiyorlar… BİZ’se, bu yazımıza BAŞLIK ettiğimiz ve ki anlatılarını önemle sürdürdüğüm bu tür « HAMÂSİYÂT “N Â M E” » bilgilendirişli yazılarımla bizim gâfillerimize kültürel çimdikler atarken; heyhât ki’ o malûm “enteller, (..entellektüel kavramı ile karıştırmayınız) ı s r â r l a
râhmetli Atatürk’ümüzün “muâsır medeniyet” hedeflerini “algılayış - yansıtış” çarpıtması yapıp, Batı’nın üretim ve “kalkınma“da değil de, “batırma“da faydalı(!) taraflarını yeğlettiren karakterizeli ‘ÖZENÇ’lilik muztâribi kişilik-girişimcilik-yaygınlaştırmacılık mücâdelesinde; hep varlar, ve var olmayı sürdürmede iflâh olmaz vak’a olgusuyla herân temâyüz hâlindedirler… Ama, “mâdem öyle, gel böyle” misâli, şu örnek gibilerini de; ” Geleneklerinin motivasyonunu hafife almaksızın; İngiliz Prensi; CHARLL’ın; törenler de giydiği GELENEVÎ EKOSE ETEĞİ (..halkı da giyer ) giy(e)mezler… Aynı biçimde giyemedikleri olarakta bizdeki benzerî
kırsal giyimlileri hâkir gördüklerinden “yobaz giyimli” tanımlarlar… ( Şu Örneğe ne buyrulur:. Tâ! 15 yıl öncesi GÖBEK AÇIK modeli, terkedileli yıllar olmuştur; ama, bizim modernitecilerimiz halâ o tür giysileri giyince Batılı sayılır) Oysa, azcık KİMLİK ÖZNESİ bakımından inceleseler, âkil olacaklar… Ve de, İngilizlerin terkettikleri nice coğrafyalarda “ Mehterlerimizden esinlenip kurdukları onca GAYDA TAKIMLARI niye ki ?..) diye irdeleseler !..

..Bu örnekleri çoğaltmak mümkün; Meselâ şöylesi de olabiliyor:
Bir millet(in)vekili ile bir dernekçinin geleneğimize isnâtlârına bkz.:
www.mehtercidede.com MİLLÎ BAYRAMLARDA mehter OLMA(ma)LI MI !?!…
Sâ’dede gelirsek: Entellerin, niye, kendimize âit olan olguları yeğlemeyipte yerine; müzik de, giysi de, TİP/imâj da, DAVRANIŞ da, dil de, ilâ. onlarınkini tercih etmeleridir ?…

MİLLETLERİ MİLLET KILAN, ASLINA YÖNELİKLİKTİR; TÂKLİT ETTİKLERİ İSE, ASLINI YAŞATMAKTIRKENDİ MİLLET VARLIĞININ / “MİLLÎ KİMLİĞİ”nin SÜRDÜRÜLMESİNİ İSTE(ME)DİĞİNİN , ÖRF’Ü / yazılmamış yasalar İCÂBI MİLLET BİREY(LER)İN TERCÎHLERİ, İŞTE O ÜLKEYİ YIKAR DA~YAPAR DA…

Kültürel, geleneksî, folklörik, otantik birikimler ne denli zengin bol, hele diğer milletlerinkinden AYRICALIKLIĞI ne kadar çok olursa, o milletler; bunu haklı olarak Ö V Ü N Ç yaparlar…
..Böylesine ETKİN olanakları olur da, istifâdelenmeyen; hele ki,
üstüne üstlük, milli kimliklerini erozyana uğratıcı yönlerini yeğleyip benzemeye çalışan milletler; kendilerini diğer milletlere karşı çok G Ü L Ü N Ç duruma sokarlar.
(..Örn. Sivil Mehterlerin yasaklanışı süreci…)

Önemsenilmeyen, değer yitirimi bahâne edilerek gıdım-gıdım dışlanan, unutturulan, adam sende’cilik, vurdum duymazlık, bunca uğurda uğraşları angarya saymak, ..desinler diye, ..barbar derler haa!.. vb. âhvâller, ‘giderek-artarak’ yol olursa:
..Sonuçta bir bakmışsınız; erozyon farkedilir olur; lâkin, iş işten geçmiştir.. İlintili bkz.Türklüğe MAYA ‘kitabın rûhu HAMÂSİYÂT hk.da yazım. UYGARLIK YÖNÜMÜZÜ: Kültürel, geleneksel özelliklerimizi türlü yaptırımlarla değil, bilâkis müsâmâha / HOŞGÖRÜ ile: «BİZ BUYUZ!», niceliklerimizi aslâ ve kât’a KORKMADAN~SİNMEDEN üzerine basa -basa sâhiplenerek (..böylece ‘..Örn. Yunanların «Karagöz»ü kendilerine mâl ettikleri gibi başkalarınca aşırılmasının da önüne geçilmiş olarak..) her şuurlu
milletin yaptığı gibi HER FIRSATTA tebârüz ettirebilmeliyiz.

B E N Z E M E K PAHÂSINA; dışladıklarınız ve de algıladıklarınız ‘gelecekte bir gün’ ..ne kadar kaçınsanız da.. SORGULADIKLARINIZ olarak tek-tek mâziden serenat(lar) edercesine muhâtabı ve de müsebbîbi kim(ler) gibisine “ROL(LER) YAPIP” boşuna aranmayalım…
UYGARLIK UĞRUNA, bir KÜLTÜR BÜTÜNÜNÜN parçalarını filtre etmeye kalktığınızda; “o eskiydi ; o eskidi ; bu gereksiz ; şu nâ’hoş,
devrinde gerekliymiş ama şimdi anlamsızmış, yobazca, ..ilh. gibi.” bakmışsınız ki elinizde bir şey kalmamış !?.. Böylesi olası sonuçlara istinâden kültürün de giderekten erozyon/aşınma illetinden etkilenişi çok tabiidir. Neticede de milletçe KİMLİK BUNALIMINA işte böyle-böyle duçâr olunabilinilir. Bu da:
Gıdım-gıdım umursamazlıklarla «..Alışırsın! Alışırsın!..» olunur.
Fârkedildiğinde de: “Ne oldu bize böyle!?..” diyerekten; nâ’kerre hayıflanılınır…

G Ü Ç B E N D E ! ? !…

Hamâsiyât geleneğimiz; geçirdiği evrelerle bile koruna-gelmişse, ve, üstteki ifâdelerimizin övgü-yergi değerlendirilmeleri uyarınca, geleneklerimizin dokusundaki eşsiz özelliklerinden hâz almanın millet olma vâsıfları gereği demek olduğu fikriyâtıyla, a y n ı y l a vâki bozmayaraktan, böylece de ola’giderse (devâm ettirilirse) eyvâh ki’ ne eyvâh, millî mensûbiyetinden rahatsızlık duyanlara !?…
..Onlar ki; (..Yâni: örn. TBMM. veya Kurum(iar) , Kuruluş(lar) a ç ı l ı ş‘ etkinlikleri vb. sâir programlarında; öz müziğimize “ Ö N C E L İ K” vermeksizin
ISRÂRLA BATI KÜLTÜRÜ ÜRÜNÜ ‘SENFONİ’ veya müzik eşliğindeki BALE, vb. tür aktivitelerini DAYATAN ZİHNİYET..) ellerindeki “ G Ü Ç B E N D E ! ” erk’i sonlandığında, “her şeyin doğal aslına rücû edeceğini” bilmelerine rağmen neticede: Türklük, kültür-hars-irfân kavramının tam zıttına yaptırımlarıyla.. Ve dahi, yapıtlarıyla da… Milletin olanca tepkisine rağmen fırsat ellerine geçtikce ”Güç bende ! ” erk îfâ/de) edişleriyle ancak egolarını tâtminden öteye bir şey yapmış sayıl(a)mazlar!..
Hâ, başardıkları mı? Toplum genelinin hamurunda aslâ tutulmaz olan “ÖZENTİ MAYA”nın ısrârla kullanımı anlamına yaptırımlardır ki, “eser-hizmet” diye bıraktıklarıyla; heyhât! bed’nâm konumlarını sırf ebedîleştirmiş olduklarının farkında olamayacak kadar gâflet içinde (..daha doğrusu “ ö z e hıyânet” içinde..) bulunduklarının ‘bâriz/apaçık teyîdi~delîl(l)i kalıntılarıdır… Özeten SAV şudur:

Yabancı kültürlerden devşirilen alıntılar OLUR; “âidî (ç/k)alıntılar…”

TEMENNÎMİZ:
Mehter, Kılıç-Kalkan, vb. HAMÂSÎ gösterileri nasıl hicvederek kötüleyebilirim (!?!) ..düşüncesinde olanlar, bakmışsınız; sağduyu gelişmelerinden kendilerini tatmîn edecek bir değerlendirmeyle çark edip, ‘ufkî gelişme’lerini bâhâne ederek” aslına rücû’en yanlıştan kurtulabilirler / kurtulabileler…

Yerinecek, Utanacak, Betnâm edilecek bir zerresi olmayan MEHTER ve de KILIÇ-KALKAN ifâsı; bilâkis,Türk Dünyâ’sına özgü iftihârlık/övünçlük simgesidir.
Ne demişim (..mehterlere anons olan..) o şiirimde:
MEHTERLER Kİ: MİLLÎ - MÂNEVÎ SANCAKTIR; VE DAHİ SAN ’AT…
UTANMA! UNUTMA; İLHÂM ALMIŞ ONDAN: BEETHOVEN,MOZART!

Kılıç-Kalkan ; Mehterler ; Atlı Cirit ; Râhvan atcılık ; At yarışları At üstü koşuşturulu ve yerde Okçuluk ; Kara kucak-yağlı güreşler..
Yanısıra: Ertuğrulgâzi anılması günü başta olmak üzere tüm “Dede pilâvı” günleri ; Yayla günleri ; Nevruz ; Hıdrellez ; Millî ~ Mânevî mesire günleri Askere uğurlanışlar ; Hacı uğurlanışları-karşılanışları Yöresel gelenevî şölen ve şenlikler ; Yöresel düğün âdetleri ; Dînî gün/gece, bayramlar ; Fetih ~ Kurtuluş-Millî-resmî bayramlarımız..
..türleriyle
Türklerin hamâsî-gelenevî-millî-mânevî, örfî-törevî uygulamalarına “ad olan” bu değerler, yaşatıldığı sürece kültürel (!) “..doğrusu İRFÂN’dır..” kimliğimiz ‘İnşâallah!’ hep v a r olacaktır… Mânevî ve millî değerlerde toplumca müşterek alınacak tavırlar:
O toplumu yapar; MİLLET! Aksi ise ne yazık ki giderek yapar; İLLET!

Köklü, İRFÂN’lı, bilinçli millet olarak; Millî-Mânevî-Meziyet = (3M) değerlerimiz ‘HAMÂSİYÂT’IMIZDAN aslâ ferâgatte, tâvizde, ihmâlde, umursamazlıkta, ‘bilhassa ilgilenenleri soğutmakta’ bulunmamalıyız!

 

EY TÜRK! ASLÂ AŞAĞILIK KOMPLEKSİNE KAPILMA!… HİÇ UNUTMA Kİ:

UYGARLIK/MEDENİYET; TÜRKLERİN İRFÂNIYLA İÇ-İÇE GELİŞMİŞTİR…

..ÇÜRÜK OLASIDIR; VARSIN OLSUN O ‘ÖZENÇ KURBANLARI’ GİBİSİ…

BAŞIN EĞİK OLMASINA HİÇBİR NEDEN YOK! BİLAKİS BAŞINI DİK TUT !

BİZ ÖYLE BİR MİLLETİZ Kİ’ HZ. MUHAMMED (sav.) MÜJDELİ; VAR MI İYİSİ !?…

YETER Kİ, İSLÂM’Î TÜRKLÜK GEREĞİ; TEVHÎD ~ İHLÂS YOLUNU TUT!

* * *

 

Ö Ğ Ü T: TÜRK OLMANIN KEYFÎ, (..Baskıya hazır.. } Türklüğe MAYA adlı KİTABIMIZI OLUŞTURAN “3 ÜNİTE:1/3 mehter ; 2/3 Kılıç-kalkan 3/3 Atlı-cirit HAMÂSÎ GÖSTERİLERİ” KAPSAYAN TÜM O KONU(M)LARI SAMÎMİYETLE BENLİĞİNİZE ÖZÜMSEMEKTEN GEÇER… O HÂLDE, BU HÂZ VE LEZZETİ, «3M / Mânevî + Millî + Meziyet = HAMASÎYÂT»
..KIVANCINI YAŞAYAN BİR KİMSEYSENİZ, LÜTFEN, GELECEĞİMİZ OLAN YAVRULARIMIZI; O HAMÂSÎ ORTAMLARA “..ÖRN. YAZ BOYU; ÇEŞİTLİ YAYLA ŞENLİKLERİ - DEDE GÜNLERİNE” GÖTÜRÜP YÂ DA YOLLAYARAK, EŞ DOST ARASINDA DA BALLANDIRA-BALLANDIRA ANLATARAK MİLLÎ- MÂNEVÎ KONULARI “ ilginç - âlâka uyandırıcı ” SIMSICAK TUTUNUZ… ‘ VEYÂ: ’
KENDİNİZDE ÖYLESİ EĞİLİMLER YOKSA; YÂ DA, ÖYLESİ ORTAMLARDA BULUN(DUR)MUYORSANIZ, O ZAMAN YAPABİLECEĞİNİZ EN FAYDALILIK HAMÂSÎ GÖSTERİLERE HER RASTLADIĞINIZDA: “ALKIŞLA(T)MANIZLA” , TAKDÎRÂNE İFÂDELERLE” T E Ş V Î K C İ OLMANIZ BİLE YETEBİLİR… EN DERÛNÎ MUHABBETLERİMLE m.dd.

- - - - - - - - - - - - - - B u yazı s o n u - - - - - - - - - - - -

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

WordPress'in desteğiyle.