Mehter|Mehterci Dede

24 Mart 2008

01.)

Kategori: b) MEHTER(hâne) Konuları — mdd @ 21:20

. . ö n s ö z . .

“MEHTERLERİMİZ; M İ L L Î BAYRAMLARIMIZDA HALKLA BİRLİKTE RESMÎ , GAYR-Î RESMİ TÖREN PROGRAMI VB. HER TÜR ETKİNLİKLERDE YER ALMALI MI !? ALMAMALI MI !?!…” gibi, bilinçsizlikten mi, yoksa, gâfletten mi, ya da gâfillik-ten mi, veya ard niyetlilikten mi olacak o tür söylemleriyle-eylemleriyle her fırsatta temcit pilâvı gibi tekrârlayanlara”
dâir c e v â p olarak, bil’vesile de, duyarlı halkımızın o tür menfî fiillerden aslâ etkilenmemesine çağrıda bulunmak için, dolayısıyla azîz milletimize aydınlatıcı bilgiyi, “ özellikle o mâlum kesime yönelik” birazcık olsun ilintili anlatılarda bulunalım ki, o aşağılayıcı isnâtların (..Bkz. ”MEHTERLERİN A L Â (Y) s e l â m l ı YÜRÜYÜŞÜ Hk.da. ” başlıklı o diğer yazıma.. ) o kadarlıkla da olmadığını, daha-dahalarının hem nasıl da yakıştırmalarla türetildiklerini a z ı c ı k da h i c v e d e r e k bilgilen(dir)elim.


“Mehterlerimize ard’niyetli söylemlerden çıkan sorulara
cevâplayışvâri izâhlarımızı; şu listeye uyarak sunalım:
1) Mehter(ci)lerin saltanatı temsîli, ya da özentisi hk.da
2) Mehter(ci)ler adına “aslî görevlilik isteği” yapıldı…
3) Mehterlerin ikâme-î emsâli(!) müziklerle mukâyesesi..
4) MEHTERLER; CANSIZ TAPULARIN CANLISI SAYILANIDIR…
5) MEHTERLERDEKİ SANCAKLARIN MEVCÛDİYETİ HAKKINDA
6) CUMHURİYET BAYRAMINDA MEHTER REPERTUARI NE İDİ ?
7) CUMHURİYET BAYRAMINDA, mehter programı ÜŞÜTMÜŞ!
8- MEHTER, VB. HAMÂSÎ FAALİYETLERE; “ARD NİYETLİLİK”…

ŞİMDİ DE SIRAYLA ANLATALIM..

1) Mehter(ci)lerin “Saltanatı temsîli” ya da “özentisi hk.da”

Nedense hep her fırsatta Osmanlı’lıkla özdeşleştirilerek şartlandırılmış bilinçsizliğe kurban edilir mehterlerimiz!?…
Mehterler, sâdece 25 milyon km.karelik, 3 kıta da, yedi iklimde âdilâne tevhîd üzere hükümrânlık sürdürmeyi şiâr edinmiş ‘Osmanlı Coğrafyası’nın olduğu kadar; tâ! gerilere doğru; Anadolu beylikleri, Anadolu ve Büyük Selçuklular, İlhânlılar, Memlûklar, Gazneliler, Karahanlılar devletlerinin dönemleri itibâriyle adetâ “Tevhîd Sancağı sembolü” sayılmış Daha-daha geri târihi dönemlerinde de, tâ! Orta Asya Türk devletlerinin en kökenine dek inilince de, dünyânın İ L K müzik topluluklarının m u c î d i ecdâdımız Türkler olduğu saptanır. ..Böylece de tüm müzik uğraşları topluluklarının da ceddi-atası doğal olarak MEHTERLER(imiz) sayıla’gelir!
..Dolayısıyla, milletçek hâz ve gurur duymamız gerekirken mehterlerimizi, TC. ilkelerine aykırı görmek de niye !?…
Mehterler millet olmanın tüm vasıflarıyla “kökü mâzide
olan âtiolgusuyla, en son Osman beye intikâlen sürdevâm ettirilmiş muhteşem bir gelenevî faaliyetler sinsilesidir…
..Ve ki’ “Türkiye Cumhuriyeti” de gökten zembille/Hasır vb. örgü işi eskiden kullanılan büyükçe çantadır
inmediğine göre
“k ö k ü mâzide olan â t i; TC.” olgusuyla da “Osmanlılık’mış” “saltanat özentisi’ imiş” gibi, o ard’niyetli zihniyetlilerin safsatalarıyla kafalar karıştırılmamalıdır…
Nitekim, bakılsa şöyle bir yakın târihi geçmişimize, ki’ mehterler; tâ! 1826′da (..yâni, Atatürk’ten de çok önce
inkılapçı/yenilikçi olan sultan II. Mahmud tarafından,


Yeniçeri Ocakları kaldırılırken, “Yeniçeri Ocağı’na b a ğ l ı bölük diye” mehter(ci)leri de (..ömür buyu maaşlandıraraktan)
kaldırıp yerine batı enstümanlı farfarlı “mızıka takımları”nı
ikâme eder. Sonraki 1 yüzyıl boyu mehterler y o k t u r !?!..
Takrîbi 100 yıl sonra yeniden teşekkül ettirilmesine çalışılmışsa da cihan harbi nedeniyle akâmete uğramıştır…
Tabii resmî mehterler dışındaki sivil mehterler devâm…
Fakat her hâl-u kârda BOZYÜK’de bir zâbitimiz çabası ile kurulan mehter vardır ki; Kurtuluş Savaşımız esnâsında seferi hâlde vazifesini yapan en son mehterimiz olmuştur.
Ondan sonraki dönemlerde de, mehterlere seferi görev imkânı hiç doğmamıştır. (..Acaba aşağıdaki 2. şıkla olabilir mi ?)
02)Mehter(ci)ler adına; “ASLÎ GÖREV İSTEĞİ ” yapıldı…2007 Yılının Temmuz ayı itibâriyle, BİLECİK ili halkının ısrârlı tâlebi üzerine, İL Belediye Bşk.ı sn. Selim YAĞCI beyin erk irâdesiyle, sn. Cengiz ÇELİK ve de arkadaşlarının kadro organisazyonuyla, yerel halk içinden gönüllü kadrolardan oluşturduğu ve çok kısa bir süreçte gösteri görevleri ifâ edebilecek hızla, arzu ve şevkle yetişen “Mehterân-ı Şeyh EDEBÂLİ Takımı nın; kurucusu, çalıştırıcısı, ‘Emîr-i Âlem’i ( ..bendeniz..} ‘Mehterci dede’ olarak bütün mehterlerimiz adına, (..stadyumdaki , “2007 Cumhuriyet Bayramı” törenlerinde mehter programı esnâsında..) ilgili erk MERCİİ adres olarak:
“-Sn. Paşam, Mehter takımı olarak; Doğu - Güneydoğu hudutlarının boylarında, PKK’ya karşı mücâdele sürdüren Mehmetçiklere moral desteği için, ‘mehter takımı’mız emre amâdedir. Lütfen bu takımımızı tez yollayınız! Arz olunur!”
..Mikrofondan çağrıda bulunmuş, akabinde, trübün dolusu halkımızdan; “bravo!” nidâlı, o uzun alkışlardan da anlaşılmıştır ki, bu önerim içten coşkularla onaylanmıştır.

 

03) Mehterlerimizin, emsâli(!) müzıkacılarla mukâyesesi:

İsterseniz “deneyerek” mukâyese ediniz bakalım !?
Halkın millî-mânevî aktiviteler olarak; mehterleri mi,
ya da, bandoları - caz - senfoni gibi, gelenevî kimliğimize dayatmayla tutkallaştırılmaya çalışılarak, mehterler yerine ikâme edilesi o tür müzikler mi, daha etkili olacak ?…
Bir kere mehterler: Asırlar boyu şânlı târihimizin tâ! en
derinliklerinden rafine süzülürcesine sâf-öz-has-gelenevî gâyeli-misyonel, halkın vazgeçilmezi, gurur timsâli, hem
askerî, hem sivil hizmet sunan, özne ve objelere hâizdir…
Yâ, diğerleri: EGO tatmininin, ard’niyetli zihniyetliliğin vb. huysuzluklar tezâhüründen başka ne olabilir; o mâlum, dayatmacı kişilerin dayanışmalı sâkil yabancı hayrânlıkları. Yalnız aslâ yanlış anlaşılmamalıdır! Yâni, Batı müziği uzantıları olan; klasik, çigan, konçerto, oratorya, operet, opera “resitaller” vd. dans-yarış-eğlence-dinlenceler türü müzikler ile diğer ülkelerin aidî müziklerini; hâkir-kem-bet-beğenmemezlik anlaşılmamalı, onlarda mükemmeldir; lâkin, onlar gibi kendi öz kimlik malınıza hilâfsız öncelikli sâhiplenmemenize karşıdır halkın kâhir çoğunluğu !… Ve ki’ en önemli kutlayış, tören, şenlik, bayram, vb. ortamlar-
da; en öncelikle, kendi özne ve objelerinin uygulanmasını beklerken, bize yabancı o tür müziklerin öncelikli yeğleniş uygulamasına kızıyor halkımız… Haksızlar mı !?!… Ve siz: halkın gelenek-görenek-eğilim-hoşlantı, istemleri üzerine
beklentilerini hiçe sayarak, ısrârla-inâdına devâmcısınız…
Çoğu “müzikli görsel” benzerî iştigâllerinden ayırarak mehterlerimizi emsâlsiz kılan, farklılık özelliklerini özeten vurgulamalarla anımsatalım(!) ki’ bilmeyenler öğrensinler:ÇAĞDAŞ MÜZİK türleri; genellikle, s i v i l ortam yaşam sürecine yöneliktirler… AMMA! mehterlerimiz öylemi yâ !?..
Mehterlerin hizmeti; seferî ve hâzeri olarak 2 türdür…

-Mehterlerimiz, savaş ve sulh sürecinde: (..Ki’ bu her iki sürecin de ortak paydası-ortamı , Yâni. seferîde de/ savaşta da , hâzerîde de/barışta da askerliğe “alınılması-geçirilmesi töresi” halkca yapılır hep biliriz. İşte, son günlerde mâ’lû-memnûniyetle öğreniyoruz ki; PKK’ya yönelik yapılan çok ciddî sınır ötesi ’savaş’ harekâtına da rastlıyan takvim sürecindeki “ 2008 Şubat tertipleri asker alınılması” uğurlamasına, Karabük ilimizden mehter ile asker adaylarının uğurlandığını ajaslar haber yaptılar, yâni mehterlerin bir misyonunu ve geleneğimizi yaşatan yöreler halâ var, ve de, bu yaygınlaşarak sürdürülecektir de…) asker uğurlamaları olsun,
savaşlara gidilirken olsun; askerlerimizi, sânki düğü(nü)ne gider gibi, refâkat/berâberce-eşlik edişleri…
-Savaş(lar) esnâsınca: Askeri, dolu-dolu coşkulandırıp; vurdurtanı-kırdırtanı-parçalattıranı-panikletip kaçırtanı…
-Düşmânları ise: Korkutup, kaçırtıp bozgunlatanı ya da teslimini kolaylaştırıp boşyere, ölüm telâfetini önleyişi…
-Gerektiğinde de, vatan-millet-sıla duygularını ve dahi askerlik-şehitlik-gâzilik-mertlik kutsîyetini pekiştireni…
..Ve: Barış sürecince de, “Asker Ocağı’nı” en sevdireni…
Bunları, modern mızıka takımları sağlayamaz; çünkü, mehter olgusu bu milletin hassalarında, genlerinde, atar damarlarında, gönüllerinde, rûhunda, ve dahi, dinlerken cildindeki dikilesi tüylerinin heyecân ürpertisinde, sürekli yer etmiş asırlar boyu… Yok edilmesi için neler yapılsa da nâfiledir/boşunadır; kimsenin gücü yetmez ve de Kıyâmet’e dek sürecektir de. (..İnşâallah-ül âzıym ! )
Hâ! Geçmişte (1980 ihtilâliyle) böylesine bir gelenevî-kültürel - ‘canlı müze’ hazinesi olan tüm S İ V İ L mehter dernekleri ve faaliyetlerinin yasaklanış aymazlığına duçâr edilmeleri gibi, (..Bu hâle; dünya ünlü müzikologların şaşkınlığı bitince, alaylı gülmeleri bilinse de) zaman-zaman utanç verici bilinçsizce kapatılmaları olsa da, mehterler; ân VE devrân olur, hayâtiyetlerini bir şekilde sürdürürler…
Çünkü, mehterler; Türk kimliğinin, bir tür m ü h r ü d ü r !

 

4) MEHTERLER; ÜLKEMİZİN canlı TAPULARINDANDIR!

Yakın târihte Türk San’at Müziğinin tüm programlarının radyo neşriyâtınca inanılmaz yasaklanmışlığı, heleki ezânın Türkçe meâlli okutturuş zorlayışı nasıl mümkün olmadıysa, sivil mehterlerimiz de her türlü isnâtlarla, ‘giderek’ unutturulması mümkün olmayacaktır.
Çünkü, mehterler; yaşamış - yaşayan-yaşatılacak canlı müzeler olarak Türk Dünyâsının asırlarca sancak diye bilip saydığı, sevdiği (..ama ne yazık ki unutturulduğu !..) seferîde, ve hazarda misyonu gereği hizmet ifâ eden güzide kuruluşlarımızdır.
Oysa, Türk Dünyâsı olarak sâdece TC.de yaşatılabilen böylesi güzide geleneği, en son devletleşmiş, diğer “5 Türk devletleri”nde de oluşturulması gerekirken; hattâ ki İngilterenin, ABD’nin kültürel sömürge coğrafyasında “GAYDA(LAR) TAKIMLARI” nasıl bilinçle yaygınlaştırıldığı gibi, MÜMKÜN OLDUĞUNCA Osmanlı Coğrafyası
kabûl görür koşullarda “MEHTERLERİ” benzeri yaygınlaştırmamız elzemken, dar ufuklu sığ zihniyetliler neler demekte, oof-oooof !
Bir milleti devletiyle örtüştüren “değerler silsileleri” NASIL Kİ:
Yollar, köprüler, hanlar, hamamlar, imârethâneler, kervansaraylar, köprüler, külliyeler, çeşmeler, bedestenler, bekar odaları-hamamları , sarnıçlar -kuyular-su kanalları,
dönemine göre medreseler/okullar, şifâhâne/hastahâneler câmiler, kışlalar,resmii mercii binâları, huzurevleri, kaleler saraylar, işhanları, pazaryeri, vd. ilâ ören yapıları olarak o ülkenin ve milletinin târihi c a n s ı z kanıt TAPULARI sayılırsa..
Kezâ: Edebiyatçıları, şairleri, ozanları, âşıkları, yöre derlemecileri, bestecileri, güftecileri, destâncıları, olarak kendileri ve eserleri.. VE icrâaları edilen: Ağız-ağız yöre türküleri, şarkıları,atışmaları,yiğitlemeleri, barları, ağıtları horonları,zeybekleri, kasideleri,nâatları,mevlîtleri,ilâhileri gazelleri, bozokları / uzunhavaları, senfonileri, marşları, arabeksleri/serbest çalışma TSM. TSV. THM. Bandoları, ilâ.
Görsel san’atlardan gelenevî orta oyunlar, kukla karagöz-hacivat, ayrıca ergin-çocuk tiyatroları, yerel folklörik, vb.i
..olarak bütün bu aktiviteleri icrâa eden bireyler, ekipler, topluluklar olarak hepsi, o milleti millet yapan değerler silsilesine NASIL dâhilseler; AYNEN! MEHTERLERİMİZ’de, bu ülkenin öz mensûbiyet TAPULARI olarak, o T A P U belgelerinin içersine, “kafadan” hilâfsız “..kem-küm etmeksizin / l âm’ı - cim’i tartışmaksızın” d â h i l d i r l e r..

Nasıl ki Türkiye Cumhuriyeti’nde; tâ! Osmanlı Devleti’-nin dönemlerinden beri nice türkü, şarkı, ezgi, uzunhava, vb. müziği, zamanımızda da, ve dahi, gelecekte de geçerli ise, mehterlerimiz de a y n e n geçerlidir; hem de, en has ve en öz-be-öz olaraktan !…

5)MEHTER(LER)DE TÜRK BAYRAĞI(mız) Kullanma(MA)lı mı?

AK âlem ile, kırmızı/al, ve de yeşil zemin üzerine üç hilâlli olan
eski sancaklar/Sancak; Bayrağımızın askeri birlik işlemeli olanıdır ve bayraklar; mehterlerimizin temsîl ettiği dönemlerine ait olup, semboliktirler;
(..Gerçi, sancaklara uyumlu döneminin âidi kıyâfetleri uymamış olarak uygulanmaktaysa da, ve ki’ çok çeşitlice aslı emin olunmayan sancakları kullanan mehterler varsa da, ve de, o sancakları söz de heyecân oluşsun diye dalgalandırmak amacıyla sıradan flamalar gibi yerlerde sürtmeye yakın sallamaları gibi nice yanlışların yapılmasına.. Hele tepe hilâlerinin TEK yukarlıklı HİLÂL’li
olması gerekirken, TC bayrağı gibi ay-yıldızlı hatâlılığına RAĞMEN!)

..yine de, ” târihî dönemlerimize aittir ” önemiyle, a y n e n şimdiki
bayrağımız gibi ‘geçerken’ ihtirâm/SAYGI gerekir…
..Aynı şekilde de tüm mehterler; bayraklarını, çoook CİDDİYETLE
(..semboliktirler;)den sonraki parantez içi anlatıları değerlendirip, varsa ârızları tez telâfiye çalışmalılar.
..VE DAHASI..: Lütfen, sn. ilgililer ve o çok bilmişler(!!!):

Üstte ve aşağıda değindiğim BAYRAK-SANCAK hk.daki izâhatıma, lütfen çok dikkât edilmelidir:
A.) Mehtere; şimdiki bayrağımızı, kronolojik olarak koyamazsınız ! Zâten, böyle olamayacağı hk.da ‘Genel Kurmay Bşk.lığı’na sorulan soru üzerine (..sanırım 1975′li yıllara ait belgeydi..) açıklaması da var. ( Bursa, BUR-HOY derneği mehteri’nin kuruluş ilk 3 yılında; kuruluş ânı büro tedvîri ve mehterhâneyi oluşturmada, takım oluşunca da; cevgâni, sancak-tuğcu, sonrası, Emir-î Âlemlik, en sonrada “Mehter salonu âmirliği” hizmetlerinde bulunmuştum.) İşte, kuruluş işlemleri ve büro oluşturumu sürecinde; daha önceki ilk mehterden kalıntı evrâkları da ayırt ederek tânzimlerken, çöpe atılmışları da gözden geçiriyordum. O an bir evrâka rastladım ki, o evrâk, bu konuya açıklık getiren ve de bizzât okuduğumdandır ki bilgim dâhili evrâktı ve önemliydi. Dosyalasın diye Bşk.a verdim di.)

Fakat, mâalesef, İNT. portallarında mehterlere bir bakarsanız; birçoğunun, bilinçsizce TÜRK BAYRAĞI’nı kullandığı görülecektir…

Bu hususların bilinmemesi mâzeret değildir !…
Çünkü: Sivil mehterleri kurarlarken yetkilleri, medyâya:

Gn. Kur. Bşk.lığı, ‘ Askeri Müze Mehteri ‘ örnek alınmıştır.beyânatında bulunan o yöneticiler, görmezler mi ki, böylesine bir gereklilik olsa, önce resmii askerî mehter uygular bunu !?…
Lütfen, ciddiyet !… ( Zâten, mehterlere dâir sancaklar, giysiler ve dönemleriyle ilgili bir yazı konusunu da işleyeceğiz, kısmetse. )

 

YABANCI ÜLKELERE MEHTER GİTTİĞİNDE: istisnâi olarak (..İstisnâlar kaideyi bozmaz..) Tk.dışında, Emir-î Âlem’in 3 adım kadar önünde, aslâ arkasında değil.. Takımdan kopmamacasına, takımla bütünlüğü kollayaraktan, SİVİL ciddî giyimli (..aslâ mehter kıyâfetli olmamalı, kezâ kılıç-kalkan Tk.ları da yurt dışı-içi aynıdır.)biri tarafından; ütülü, hamâilli “Türk bayrağı”nı özenle taşınması;
“o ân, takımın hangi millete ait olduğu bilinsin” amaçlı makûldür…
Artık, bu bahs-î konu(m) tam SAV’lık bilinmişliğinden; mehter yönetimi fobilerini(!) aşarlar da, gereğini yaparlar. B.) Sancakları; spor, vb. flamaları gibi, hâz-heyecân katsın düşüncesiyle yerlere sürülmeye ramak kala “sağa-sola” dalgalandırılmamalıdır, ve çok sertçe sallandırılmamalıdır.
C.) S A P L A R I; selâmlı yürürlerken ki gibi, NEVBET/konser sürecinde de hamail askı tokasında dikik tutulmalı, aslâ sap dibi yere konmamalıdır…
(..Bkz. Askerî Müze Mehteri’nin koreografilerine; hâni ey yöneticiler, örnek almıştınız yâ !?..)
NOT: BİLİNİR Kİ; sancak, cephede iken sancaktarın yaralanması veya bitkin takâtsızlığı hâlinde yerde olmaması için, son bir gâyretle yere ya da uygun bir ortama diker. Onun dışında, yüksek tutulur. Asl’olan bu olunca; gösterilerde de, aslı taklit edilmelidir…
Hem sonra, sancağı dalgalandıracaksanız sap diplikte iken de, pekâla yapabilirsiniz.
..Şu müteâkip (D) bilgilendirmeyi aslâ unutmayınız:
D.) Bayraklarımızın, sancaklarımızın aşağı zemîne yakın (yere değmemecesine) eğilmesi; sâdece, Cumhurbaşkanı=Devletbaşkanı karşısında TÖREN ânı ‘SELÂM’ için uygulanılır, onlar hâricinde halka karşı yer seviyesince aslâ ne eğilinir, ne de sallanılır…
..Eski dönemli sancaklarımız olsalarda…
NOT: DÜĞÜNLERDE İSE: Ortama Giriş ânı; sâdece, gelin+damat
veya sünnet çocuğu (adına yapılanların sâdece kendileri) sancak ve
tuğların koreografik olarak karşılıklı dizilişleri durumundayken, karşılıklı azıcık sapların eğimli tutulmasından hâsıl olan şerefpâye
konumlu hâl arz edişlilik üzere altlarından geçirtilir. Geçiş bitince; saplılar, “az eğmeyi” tekrâr eski durumuna (komutsuz) getirirler.

6) CUMHURİYET BAYRAMI REPERTUARI NE İDİ ?..


Mehter Yürüyüşü ; NEVBETİ/konseri gericilik, vb. Mİ ?
Mehterlerimizin, folklörü çağrıştıran giysi ve ezgileriyle folklörik addedilmeleri çok yanlıştır. Bilâkis onlar; aynen, Kılıç-kalkan, güreş türleri, Atlı-cirit, atlı takımlarla oğlak kapış, rahvâncılık, atıcılık-okçuluk vb. gibi; “H a m â s i y â t G ö s t e r i l e r Kategorisi”ndeki san’at, hüner, hâşmet, târihi esinleten, aktiviteli, faaliyet kuruluşlarıdır.
Böylesi özelliklere hâiz tüm SİVİL mehterlerimiz; ilintili etkinliğe ve de yöreye en uygun olabilecek repertuarlarını belirler. Nitekim o günkü “Cumhuriyet Bayramı”na mahsûs
“gösteriler sürecinde” sunulan eser sayısı ve de seçimleri bakımından tenkîdi yapılan şu icrâalar mıdır ki, fütûrsuzca aymazlıktır, gericiliktir, vb. hakaretmizkâr ifâdeler !?!
Târihi çevir, ” marşı mı !?.. “..Ey şânlı ordu, Ey şânlı asker..” diye, başlıyan “Tekbîr ve Cenk” marşı mı ?.. Hele ki o marş bu günlerde terör mücâdelesinde ordumuza ihtiyâcî övgü-doping, duâdır! İzleyenleri duygu yumağına çevirip için-için ağlatan destânvârî o güzelim “Çanakkale türküsü”mü !?
..Yoksa! 20 yıldır dillerdeki çoşku; “Türkiyem” türküsü mü !?
Ve ki’ final kısmı peşpeşe olan; “Gülbang ‘ordu’ duâsı” ile “Fetih âyeti”nin ilintili kısmı, ardından, Peygamberimizin(sav) adını nidâlayıp, bilinen savaş velveleleriyle bitiriliş sonu devâmında da; ünlü “10.Yıl marşı“yla seri yürüyüş ve bol-bol alkışlanılarak mı idi gericilik, Cumhuriyetimize ters düşen?

En iyi değerlendirişi, HALK bizzât yaptı, nasıl mı !?!
Sancaklar geçerken selâmlayarak ;
Her eserin bitiminde; bravvo nidâlı alkışlayarak!
7) CUMHURİYET BAYRAMINDA ‘MEHTER’ ÜŞÜTMÜŞ ‘müüş!
O zihniyetin gâflı “düz mantık kurgusu’na gülünmez de, ne yapılır ? Neymiş? Sâdece yürüyüş neyse imiş ama, o an, konser icrâası olmamalıymış… mııışşş(!!!)
Eee! Osmanlı’nın döneminden beri yaşatılan türlü-türlü folklör takımlarına gelince onlar hem yürüyüş hem çalgılı-oyunlu uzun-uzadıya(!) gösterilerini yapmaları ânındayken
üşünülmüyor, ve Osmanlılıkla alâkası olmuyor… (!!!) AMA!
O meflûç zihniyete göre: ‘Çanakkale savaşları’nın, “Osmanlı savaşı” olduğu da unutulurak bolca övgülenir; mehterlere
gelince, ardniyetle Osmanlılığı hep hatırlanır ve tu kaka!..
Ey efendiler, çarpıtığınız ortamın aslı esâsen şöyle idi:
Öğrenciler; o gün konser boyunca (4 eser ve final )süresince ‘genelde’ üşümediler, bilâkis ü ş ü ş t ü l e r ; yâni, m e h t e r programını seyretmek için, m e h t e r e yakın olmak için adetâ, y ı ğ ı l d ı l a r…
Ama maksat; bağ değil, bağcıyı dövmek ise !?…

8- MEHTER, VB. HAMÂSÎ FAALİYETLERE; “ARD NİYETLİLİK”

Mehter, Kılıç-Kalkan, Atlı-Cirit gibi, bu üç h a m â s i g ö s t e r i faaliyetleri aslında bu “kuruluş v e kurtuluş diyârı olan Bilecik’te” şimdiye değin neden kurul(a)madığının geçmişini hiç irdelemeden, sorgulamadan, şu dönemin yerel yönetiminin Belediye Başkanı sn. Selim YAĞCI, halktan gelen bu isteği yerine getirmedeki irâdesi, siyâsi istismâra bahâne edildiği izlerini yansıtan bu, vb. beyânlar, ve dahi, beyân sâhipleri, milletin sinesinde gerekli yargıyı-yergiyi savlayacaktırlar…
Hem köşe yazısıyla, hem de haber olarak, beyânları çok tâhrik edici, tahkirâne yorumlarla, gâliz ifâdelerle, tarafı olmadığı gibi, sanki muârızı / hasmı saydığı halkın kâhir / ezici çoğunluğunun bes’belli olan öz değerlerini hiç sayıp, kendi düşüncelerini paylaşmayanlara her tür dayatılarla, zorlamalarla baskı altında tutmayı yeğleyip, sürekli maddi - sosyal imkânlar ortamlarının taraflarına ait olmasındaki devâmlılığını sağlamak için yaptıkları her haksızlığı mubâh sayan o mâlum ufuksuz zihniyetlilere bu kod no’lu yazımın sonundaki, (*)son iki satırı “kulaklarına küpe olsun” diye yazdım…
Rahmetli ‘Atatürk’ümüzün, “SOFYA hatırası” yeniçeri/ mehter resmini de herhâlde arşivlerden yok edemezsiniz…

Atatürkçü düşünce dernekleri vb. o tür söylem-eylem fikrî tarafgirlerini; onların öcüsü ünlü sn. gazeteci Engin Ardıç’a (gazete köşe yazarıdır). , mehter, kılıç-kalkan hamâsî gösteriler anti’patizanlarını da zaman-zaman bu site’mde
duyurduğum mezkûr basıma hazır kitabımın kapsamındaki ilgili bölümlerine havâle ediyorum…
ANCAK, bana ait klişeleşmiş şu çerçevelik ünlü sözümü onlar gibi nice mehter antipatilileri olupta “a r n i y e t l i l i k” hâllerini sürdürmek isteyenlere, unutmamaları gereken şu sözlerimi hatırlatayım:
“MEHTERLERE estek-köstek olanlar; er-geç YAMULURLAR!”
“MEHTERLERE bir şekilde DESTEK OLANLAR’sa; ihyâ olurlar!”
ÇÜNKÜ mehterler, vakıflar faaliyeti kutsiyeti gibi DUÂLI Ocaklardır!

Anekdot /anı: Yenişehir OSMANLI MEHTERİ Kurucusu olarak, ilçede ikâmet ettiğim 1,5 yıllık süreçte; mezkûr mehter’in koordinatör görevlilerinden (aynı zamanda İÖ. Md.ü) Sn. Ahmet KAYA: ” Okulda
o kadar yoğun işlerimize rağmen, mehtere YAMUKLUK sayılır zânnı
endişesiyle hizmeti sürdürüyorum. O klişe söze katılıyorum; çünkü,
mehtere hizmetimden bu yana evimin bereketi çoğaldı…” demişdi.
* * *
NOT: Bir misyon-mefkûre-hizmet adamı kişiliğimle:
Basında mehterler aleyhindeki neşriyâtlara cevâp(lar) yetiştirmeyi şiâr addederim; ancak, bu da rastladıkça, bana duyuruldukça, ve de imkân buldukça olmaktadır.
Mehter(sever)lerden bu yazımı, ‘imkânı olanların’ İnternet portallarında sörf ettirmeleri hâlinde; mehterleri, TC’nin fâzilet değerlerinden saymak istemeyip, bilâkis aşağılayıcı, kinli, dışlayıcı olan o ard’niyetlilere karşı(t) İ N A D I N A, en az benim kadar, M E H T E R L E R İ T.C. fazilet değerlerinden sayılması gerekliliğiyle ilgili SAV’ın yaygınlaşımı katkısında bulunmuş olur, bilâhare nice zorluklarla bu hizmetleri sürdürmekte olan tüm mehter(ci)lerimizi de hem tâkdir etmiş hem de bu hizmetlerin devâmlılığı için de teşvikkâr olarak ayrıca mehter sempatizanlığı hizmeti etmiş olur, böylece. üstteki 2 satırlı ünlü sözümdeki “ y a m u l m a k ” yerine (Allah’ımızın(cc) lûtf’u keremiyle) ihyâ olursunuz…
-Bu site’yi lütfen öneriniz, kendi sitenize Ek’leyebilirsiniz
* * *
ZARURÎ AÇIKLAYIŞ BİLGİSİ;
Bu yazıma n e d e n olan gelişmeler hk.da, bilgi vereyim:
Cumhuriyet Bayramı gösteri programı için, mehtere düzen aldırırken, bir mehter sorumlusu arkadaşım: ”-CHP. milletvekili, protesto mahiyetinde şeref trübünündeki yerini terketti” dedi… Ben, “-Lavobaya gitmiştir..” dedim. Bana mânidar bakıp: “-Sanmıyorum, kasıtlı” dedi arkadaş. Ben, “-Önemsemeyin.” diyerek, gösterimizi yoğun takdîr ve
alkışlarla ifâ ettik. Mehterhânemize alkışlanılarak döndük..

Ertesi gün, mahâlli basın da mâlum târz saldırılı beyânatlar yayımlanınca, gazeteleri istedim, Bursa’ya dönerek, geçtim masama bilgisayarımın başına; zaman aşımı olmasın, sıcak-sıcağına haber servis icâbı acele bu üstteki sayfa ile Bkz. ”MEHTER ALÂ(Y) YÜRÜ- YÜŞLERİ hk.da” ile ilgili o sayfayı birleşik/bütün sayfa olaraktan, hazırlayıp, www.Bilecik(11) portalına servis ettim…

Duyarlı o site arkadaşları beni arayıp haber yapmak için tey’it istediler… Ben de, ” Tüm mehterler adına “CEVÂP HAKKI” amacıyla gönderdim, artık, anlayışınıza kalmıştır” dedim. Ertesi gün, o portal ile organı “DEĞİŞİM” ve diğer başkası “SAKARYA” mahalli medyanın
ön sayfasında büyük manşeten, iç sayfada da, sayfanın tamamına yakın hacimle “5.11.2007 tarihinde” intişâr etti.
( Bu vesile ile, BİLECİK ilinin yerel mezkûr medyası sn. mensûplarına da; hem sorumlusu olduğum mehter takımımız prestiji adına, hem tüm mehterlerimizi sav’lamak imkânı vermeleri adına, ve tabiiki şahsım adına da duyarlı davranmalarından dolayı teşekkür ederim)

Efendim, muârız/karşıt o menfûr yazıları alıntı yaparak sn. okurlarımızın morallerini bozmak istemedim. Dileyen(ler) üste târihini verdiğim günkü kaynaklardan bilgileri sağlayabilirler.

O gibiler, yâni âyet ve Hadis meâli deyişi ile:
“Bir şer’den bir hayr’ , bir hayr’ dan nice hayr’lar doğar” meseline meşrepleri uyanlar, sağ olsunlar-var olsunlar!

Çünkü, bendeniz mefkûre hizmetkârınıza, iyi bildiğim bu konuları (..hattâ; bu site’min açılmasına dahi, hem ki, hiç bir siteler de konu içerikli bilgilerin bulunamayacağı özellikte ve â l â özeninde ciddiyetle de olmasına da…) bu gibi ard niyetlilerden oluşan o muârızlara hem borçluyum, hem de bu siteden hoşnut olacak olanlar(yâni menfi-müsbet bilgileri edinen sizler)şükrân borçlular…

Hiç merâk etmeyiniz, bizler borçlarımıza sâdıkızdır; bu örnek gibi, (imkânımız dâhilinde) geciktirmeden öderiz.
Bu nedenlerden “Gâliptirler bu uğurda mağlup olanlar” vecizesi meseli gibi “Üzülmeyiz, üzdüklerini sananlar için, hattâ konuşturulduğumuza ‘bilhassa’ seviniriz!…”
Çünkü: REKLAMIN KÖTÜSÜ BİLE REKLÂMDIR! Kişi(ler)e göre.

Altta konu ilintili yerel medya da çıkan haberin resmini koyarak yazımıza noktayı koyalım..

image


EN DERÛNÎ MUHABBETLERİMLE ! M.dd.

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

WordPress'in desteğiyle.