Mehter|Mehterci Dede

14 Mart 2008

Kılıç

Kategori: c) Kılıç Kalkan Konuları — mdd @ 18:58

        HASIMLAR: CENGİ / DÖVÜŞÜ, aslâ çata-çat, serbest-kafalarına göre yapmamalılar; çünkü, sakatla(n)ma olasılığı yüksektir
       
Özel tavırları üretseler bile çok-çok-çok ve de çalıştıkları o arkadaşıyla eşleşerek uygulamalılar… Çok önemliliğiyle; ekipte karışık eşleniş hâli olasılığında olumsuz ve uyumsuz, müessîf durumlar

olmaması için gelecek bilgilendirmelerde «Gösteriler Kısmı»nda izâh edileceği üzere en heyecân oluşturan ânlar münâvebeli/değişimli  3 ‘leyiş îfâlı vuruşmak” süresini 4 DOLABLIK olarak, Kılıç-Kalkan CENG yansıtımının İLK KISMINDAKİ VURUŞMALAR kâfi sayılmıştır. YİNE DE
BU “
3 ‘leyiş CENG ÎFÂSI” FİGÜRLERDE ŞUNLARA DA DİKKÂT EDELİM:

      CENG SÜRECİNİ; korkarak-endişelenerek-rûhsuz yapanlar hele (kalkanını âdetâ “Gel Vur!” yapmacığıyla tutanlar) TEK KELİMEYLE BU İŞİ YAPMASINLAR! BU İŞ: Melekesel serîlikte, ciddîlikte ve sertlikte, acımasız, hırslı fiilli uygulanılır; uygulanmalıdır da… (Anlayacağınız seyreden(ler); ‘yapmacık olduğunu’ anlamamalılar.) 
      
-ZOR MU: “Aşağıdan yukarı+yukardan aşağı+geriden dâirevî tûr ile tepeye hamle..”
demeyin, siz-siz olun önemseyin, bilhassa o ceng tavırlarını; ezbere, gözü kapalı ser’i-hızlı-acımasızca ve ki, olacak müthiş karombol-nîdâ haykırışlarıyla îfâ etmelisiniz ki ceng ortamı temsîl edilmiş sayılsın… (..Beceremeyenler folklör ekiplerine…)

       CENG süreci; (..Bir önceki yazımızda verilen bilgileri uyarlayaraktan..) ‘vurdulu-kırdılı filmlerden esinlenerek’ oluşturulan iyi figürlerle zenginleştiril(ebil)melidir…(Lâkin, aşırı uzatmadan ölçüyü kaçırmaksızın…)

       Râhmetle yâd’edeyim, “GOC DÖĞÜŞÜ” denilen gösteri sonu KISIMBAŞI’ların yaptığı (..o takla atışlı kısmı ikili gösteriye İLK monteleyeni Celâl YEŞİLTUNALI arkadaşımla birlikte biz, neler-neler tasarlamış, ne çoook araştırmalarla ve gizli gizli sürdürdüğümüz çalışmalarla, gösterilere zenginlik katmaya gâyret etmiştik… (Bkz. önceki yazımıza) 

       Şimdilerdeki gibi, bol-bol figür esini olabilecek karete, vb. tür içerikli filmlerin olması şöyle dursun, eğitim salonları dahi yoktu… Güreş müsabakalarından ne kapabilirsek, bir de kaba-saba kovboy filmlerindeki kavga sahnelerinden ne öğrenebilirsek istifâde etmeye çalışır, gizli çalışmalarımızda uygulamaya çabalardık… Ama, uğraşı semeresini de göremedik diyemeyiz…   Celâl’i,  sırtımdan aşırarak attığı takladaki mahâreti ve söz de o an kılıcını elde edişi, o dönem
ekipler arası çok ilgiye mûcip olmuş, her ekip tâklide başlamıştı… Ve hâlâ da uygulanan bu?…  Oysa, çok basit bir “oyun kurgusu” idi yaptığımız, amma cuk oturmuştu o an ki pozisyona… ( ..Bir önce ki yazımda bilgilendirdiğim üzere:  Önceleri; rakibin ağzına pabucunu tıkıp kılıcını kapıyordu o kişi…) Velhâsılı, bunları neden mi anlattım;( ve dahi, tekrâr-tekrâr niye mi anlatıyorum.) kusura bakmasınlar amma eskiye göre nice imkânları olan şimdiki ekipler, hâlâ MONOTON’LAR!…

      Şimdiki ekipler hâlâ baldırı çıplak(!) olarak(her enstantane ânında) “foto karesine güzel görüntü oluşturmasını gerekçe göstererekten” o bet kıyâfetlerinde ısrârlılar…   Amma! Uzakdoğunun ürünü; folklör, sportif, dövüş gösteri ve yansıtıcı filmlerinde onların gelenevî  uzun şalvarvâri paçalı  kıyâfetleriyle yaptıkları nice oyunlarda, çoook daha  fazlasıyla mükemmel figürleri-koreografik görüntüleri-mizânsenleri uygulamaktalar ve ki, baldırı-çıplak değiller!…
     ..DEMEK Kİ AMAÇ: Yâ kasıtlık, yâ da modern ucûbeliği düşünüş kurbanlığı, veyâ bilgisizlik… (..İleride o “baldırıçıplaklık”a sık değineceğim)

       Üstteki adı geçen ‘4. EK figür’ü de izâh edip merâk edenlerin bilgilerini tamamlayalım:
      Şimdiki ekipler de “zor ki(!)” rastlanmayan, basit ama gösteriye heyecân katan o figür, uzlaşık çalışmaların verisi olarak; “..4. EK FİGÜR” aşağıdaki izâhımız üzere şöyle yapılabilinir.

      KISACA, burada önemli olan; ip atlama oyunundaki gelen ipe, ‘sanisen’ önceden zıplanış uygulanışı gibidir.  (..sakatlanmamak için..) önceden zıplanmış(!) ayaklara kılıç çalmak; o gösterinin içine etmek«!» demek olacaktır. Hele ki, kalkanını önünde dümdüz tutar da, hasmı da açık gövde görmesine râğmen inâdına gidip Kalkan’ı, Kılıcıyla “..kaportacı misâli..”  hep döver durursa, bunun adı ceng gösterisi olamaz!.. KALKAN: Kılıç hâmlelerini, savmak içindir!  NEYMİŞ !?…
       Lütfen, döğüş mizânsenlerini; yapmacılığı hiç hissettirmeyecek melekelerle/ “alışılmış-edinilmiş” yeteneklerinizle,  ciddî ifâ etmelisiniz…
       ..Yoksa, yaptığınıza “MASKARALIK”  denir ki; ecdât yâdigârı  o
güzelim emsâlsiz hamâsî gösterilerimiz sâyenizde(!) komikleşir…
       UNUTMAYALIM Kİ; ne tür gösteriler ifâ ediliyorsa; o kişiler, ya da takım, benzeri-emsâli takımlar adına da, ve dahi otantizm gibi
önemliliği hâiz ciddî değerlerin adına da, gösterilerini ifâ ettiklerini, hatırlarından çıkarmamalıdırlar…  O esnâda takımlarının prestiji ve
ünlerine yönelik ciddiyetlerini, bu hususta da değerlendirmelidirler.

       Pekiyi !  Önemsenecek hususlar bu kadar mı !?!

       Kullanılan lâzımelerden; kılıç, kalkan, kın, konu(m)ları  ve de kıyâfetleri, vd. hususları da müteâkip bilgilendirmelere bırakarak, şimdilik yetinelim.

                                   Bu anlatının sonu

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

WordPress'in desteğiyle.